Ana içeriğe atla

ben üzerine

genelde egoizmin bana yakıştığını düşünürüm. başlıktan da anlaşılacağı üzerine kendimden bahsetmeyi de oldukça severim. ama karşımda boş bir sayfa varken boş sayfalar üzerine diye bir denemeyle başlayamazdım herhalde.
ancak lüzumu üzerine belirtmeliyim ki, kürt bedo öldü.
insanlar hakkında genelleme yapmaktan da hoşlanırım. çünkü insanlar genelleme yapmaktan hoşlanır. en basit genellemeyi bile birkaç afili sözcükle süsleyip servis ettikten sonra, muhattaplarının kendilerine katılmasına bayılırlar. eğer beklentileri gerçekleşmezse de daha oturaklı bir genellemeyle huylarına gitmek isterler.
-kadın milletine güvenmeyeceksin!
(bir kadın tarafından incitilen erkeğin konuya girişi)
+aynen öyle, değer bilmiyorlar.
(ikinci erkek onaylar)
birkaç dakika sonra herkesin mutlaka yarasıyla bağdaşan bir konu haline gelince muhabbet, tadından yenmez. peki erkek milletine fütursuzca güvenecek misin?
metroda, otobüste, yürürken, derslerde, yatakta ve günümün çoğunda kendimleyim. bu asosyal bir kişi olduğumu mu gösterir? hiç insanlar konuşurken arkaplanda akan sözler, hareket eden bir çift dudak ve anlamsızca bir derinlik hissettiniz mi? ben de.
başlarda kendimle yalnızım sanıyordum. kendimle yalnız olmak için kendimde olmak zorunda değilim sanıyordum. ilk düşüncem doğru değilmiş. dışımdaki benlerden daha çoğu içimdelermiş. ikincisi doğruymuş.
ben hep allahın da içimde olduğuna inandım. sonuçta bana ruhundan üflüyorsa, ruh da onun bir parçasıysa. çok mu derine indim. mansur'a da bir gönderme yapmış olalım. panteist bir düşünce gibi gözükse de temel farklılıklar var. ama bunlar derin mevzular.
hiç üzülme isterdim
uslanmaz bir çocuğum ben. sanırım asla adam olamayacağım.
zaten sevinmeye değeri üzülmek katar
eşyaya değerini insanın katması gibi
ya da yalnız ölmenin imkansızlığı gibi
farz edelim yalnızlık gerçek
elimden gelen tek şey kendimle çelişmek.
yalnızlık, bir ateist için bile gerçek değil. bence iyi ki de değil.
allah olmasa ne yapardım diyorum. herhalde yaşamak için yeni bir sebep gerekirdi. atatürkçüler gibi, fenerbahçeliler gibi, aşıklar gibi olmak gerekirdi.
peki allah olmasına rağmen neden hala fenerbahçeliler allahtan çok feneri seviyor.
atatürkçüler peygambere değil atatürke inanıyor. ikisi de ölü. peki ben peygambere, allaha, meleklerine ve kitaplarına, üstüne bir de kadere ve kazaya, ahiret gününe; cennete gidebilmek için mi inanıyorum. ne kalitesiz bir inanç olurdu ama. ne farkı olurdu ders notu alacağın bir çocukla kurduğun geçici dostluktan? ben allaha neden inanıyorum diye sorulmalı. cehennem korkusu, bir dersten kalmak kadar mı etkiliyor yani sizleri. soru işaretini sevmem, çünkü sorular cevaplardan hep fazladır. ama ben allahı seviyorum. allah gerçekten sevgili. diğerleri. diğerleri geçici uğraşlar işte.
hem zaten sigaraya da ders aralarında canım sıkılırken başlamıştım.
kendimde bir derinlik aramak istiyorum. ama deney ortamında derinliği görmezden gelinen bir plaka kadar inceyim. kendimi hırpalamayı seviyorum, başkalarının yapmasına gerek kalmıyor.
renkli rüyalar